göğüs Göğüs NounEnglishchestPolskiklatka piersiowaExampleGöğüs (sineler / bağır) ağrısı hissettiğimde hemen doktora gittim.He felt a tightness in his chest.Sineler daha şiirsel, bağır ise daha içsel/duygusal bir çağrışım yapar.