örtüşmek [œrtyʃmɛk] Fiil

English
coincide
Polski
pokrywać się

Example

  • Bizim tatillerimiz bu yıl **aynı zamana denk geliyor** (örtüşmek / rastlamak / çakışmak) — Bu yıl beraber tatil yapabiliriz.
  • Our vacations coincide this year.
  • Zaman uyumunu vurgular.