sürüklemek Sürüklemek Verb

English
drag
Polski
ciągnąć / drag

Example

  • O ağır sandığı odaya **sürüklemek** (çekmek / sürünmek) zorunda kaldık.
  • He dragged the heavy trunk across the room.
  • Fiziksel zorluk ve zemine temas vurgulanır.