talihli Talihli Adjective

English
fortunate
Polski
szczęśliwy (w kontekście okoliczności)

Example

  • Kalabalık trende yer bulabildiğimiz için **talihliydik** (kayda değer / lütufkâr / bahtiyar) sayılırız.
  • We were fortunate to find a seat on the crowded train.
  • Burada 'şanslıydık'tan daha resmi ve minnettar bir ton var.