yetersiz Yetersiz Adjective
- English
- inadequate
- Polski
- niewystarczający
Example
- Stüdyodaki ışıklandırma çekimler için **yetersiz** (kâfi değil / eksik) idi.
- The lighting in the studio was inadequate for filming.
- Teknik bir standardın karşılanmadığını belirtir.