giymek Giymek Verb

English
wear
Português
usar

Example

  • O, altın bir yüzük **giymişti** (giymek / takmak / kuşanamak) — O, altın bir yüzük **takmıştı**.
  • She wears a gold ring.
  • Aksesuar olduğu için 'takmak' daha doğal.