korkmuş korkmuş Adjective

English
frightened
Português
assustado

Example

  • Korkmuş çocuk annesine sarıldı. (Dehşete düşmüş / Ödü patlamış) — Bu, anlık bir şokun etkisini gösterir.
  • The frightened child clung to her mother.
  • Burada 'korkmuş' kelimesi, çocuğun savunmasızlığını vurgular.