uğraşmak uğraşmak Verb

English
bother
Português
incomodar

Example

  • Kapıyı kilitlemekle **uğraşmaya** tenezzül etmedim. (boşuna zahmet etme / kafa yorma)
  • I didn't bother to lock the door.
  • Burada 'tavsiye etmeme' veya 'gereksiz bulma' anlamı baskındır.