i̇steksiz İsteksiz Adjective

English
reluctant
Русский
неохотный

Example

  • Sonunda **isteksizce** (gönülsüz / çekingen) bir gülümseme bahşetti.
  • He finally gave a reluctant smile.
  • Burada 'isteksizce' zarf olarak kullanıldı, sıfat hali 'isteksiz bir gülümseme' olurdu.