pekiştirmek Pekiştirmek Fiil

English
bolster
Русский
УКРЕПЛЯТЬ / ПОДДЕРЖИВАТЬ

Example

  • Yeni kanıtlar, onun tezini **pekiştirmeye** (tahkim etmek / sağlamlaştırmak) yardımcı oldu.
  • The new evidence helped bolster her argument.
  • Burada 'tez' soyut bir yapıdır ve sağlamlaştırılır.