beklemek beklemek Verb
- English
- expect
- ไทย
- คาดหวัง
Example
- Şirket, bu çeyrekte rekor satışlar **bekliyor** (beklemek / ummak / tahmin etmek) — Bu, finansal bir öngörüdür.
- The company is expecting record sales this year.
- Burada sadece durmak değil, bir sonuca ulaşılacağı kesinliği var.