belirsizlik Belirsizlik Noun

English
uncertainty
ไทย
ความไม่แน่นอน

Example

  • Şirketin geleceği hakkında ciddi bir **belirsizlik** **hâkim**.
  • There is considerable uncertainty about the company's future.
  • Burada 'hâkim olmak' (to prevail) güçlü bir kolokasyondur.