bilgilendirmek Bilgilendirmek Verb

English
inform
ไทย
แจ้งให้ทราบ

Example

  • Hükümet, bu kararı halkı **bilgilendirmeden** aldı. (Hükümet, bu kararı halka **haber vermeden** / **malumat sunmadan** aldı.)
  • The government took this decision without informing the public.
  • Burada 'bilgilendirmek' resmiyet ve sorumluluk içerir.