dengeli Dengeli Adjective

English
balanced
ไทย
ลงตัว

Example

  • Program, çatışmanın iki tarafına dair **dengeli** (ölçülü / muvazeneli / istikrarlı) bir bakış açısı sundu.
  • The programme presented a balanced view of the two sides of the conflict.
  • Burada tarafsızlık ve eşit bilgi sunumu kastediliyor.