etkili etkili Sıfat

English
influential
ไทย
ทรงอิทธิพล

Example

  • İklim değişikliği üzerine yazdığı kitap, kamuoyunda **etkili** (sözü geçen / tesirli / nüfuzlu) bir etki yarattı.
  • She wrote an influential book on climate change.
  • Burada 'etkili' kelimesi, kitabın sadece okunmadığını, aynı zamanda politikayı da değiştirdiğini ima eder.