göreceli Göreceli Adjective

English
comparative
ไทย
การเปรียบเทียบ

Example

  • Sığınmacılar sınırdan geçtikten sonra *göreceli* bir güvenlik içinde yaşadılar.
  • The refugees lived in comparative safety after crossing the border.
  • Mutlak güvenlik değil, önceki duruma göre daha iyi bir durum.