güçlü Güçlü Adjective

English
powerful
ไทย
ทรงพลัง

Example

  • Şirketin Washington'da **güçlü** (etkili / baskın / kudretli) bir lobisi var.
  • The company has a powerful lobby in Washington.
  • Burada fiziksel güç değil, siyasi etki kastediliyor.