i̇kna etmek İkna Etmek Verb

English
persuade
ไทย
โน้มน้าว

Example

  • Nihayet annemin [ikna etmek / gönlünü almak / razı etmek] beni tek başıma tatile gitmeme izin verdi.
  • I finally persuaded my parents to let me travel alone.
  • Burada 'gönlünü almak' daha sıcak bir tını verir.