gözler önüne sermek gözler önüne sermek Fiil
- English
- illustrate
- ไทย
- ยกตัวอย่าง
Example
- Kendi çocuk kitaplarını **gözler önüne serdi** (açıklamak / tasvir etmek / görselleştirmek) — Kendi çizdiği resimlerle hikayelerini canlandırdı.
- She illustrated her own children's books.
- Burada hem yazma hem de çizme eylemi kastediliyor.