yoğunlaşmak / şiddetlenmek Yoğunlaşmak Fiil

English
intensify
ไทย
ทวีความรุนแรงขึ้น

Example

  • İki takım arasındaki rekabet, play-off'larda **şiddetlendi** (alevlenmek / tırmanmak / keskinleşmek).
  • The rivalry between the two teams intensified during the playoffs.
  • Rekabetin duygusal ve fiziksel olarak artması.