kanıtlamak Kanıtlamak Fiil

English
prove
ไทย
พิสูจน์

Example

  • Yeni kanıtların onun masumiyetini **kanıtlamasını** umuyorlar. (İspatlamasını / Meydana çıkarmasını)
  • They hope this new evidence will prove her innocence.
  • Burada 'kanıtlamak' en doğal seçimdir.