kavramak / i̇drak etmek Kavramak Noun

English
grasp
ไทย
จับประเด็น

Example

  • Direksiyon simidinde **sıkı bir kavrayış** (sıkı tutuş / sıkı pençe) vardı.
  • He kept a tight grasp on the steering wheel.
  • Fiziksel kontrol vurgulanır.