kolaylaştırmak Kolaylaştırmak Fiil
- English
- facilitate
- ไทย
- อำนวยความสะดวก
Example
- Yeni ticaret anlaşması, ekonomik büyümeyi **kolaylaştırmak** (imkan sağlamak / önünü açmak) için bir fırsat sunuyor.
- The new trade agreement should facilitate more rapid economic growth.
- Burada 'imkan sağlamak' daha çok fırsat yaratma yönünü vurgular.