kıymetli Kıymetli Sıfat

English
precious
ไทย
ล้ำค่า

Example

  • O, benim için **kıymetli** (değerli / aziz / el üstünde tutulan) bir hatıradır.
  • She keeps her precious jewelry in a hidden safe.
  • Burada duygusal bağ vurgulanıyor.