tartışmak Tartışmak Verb

English
argue
ไทย
โต้เถียง

Example

  • Kardeşlerim sürekli **tartışmak** (atışmak / laf dalaşına girmek / söz düellosu yapmak) isterler.
  • My brothers are always arguing.
  • Burada 'atışmak' daha samimi bir ton verir.