i̇şaretleyici İşaretleyici Noun

English
marker
ไทย
ตัวชี้วัด

Example

  • Şamandıra, sığ suları belirten bir **işaretleyici** görevi görüyor.
  • The buoy serves as a marker for the shallow water.
  • Fiziksel bir nesnenin konumu belirtmesi.