bağırmak / bağırış Bağırmak Noun
- English
- shout
- Türkçe
- bağırmak / bağırış
Example
- Kalabalıktan bir **bağırış** (sevinç çığlığı / haykırış / seslenme) yükseldi.
- A shout of joy erupted from the crowd.
- Neşe için 'sevinç çığlığı' daha sıcak bir karşılıktır.