belirsiz Belirsiz Adjective
- English
- ambiguous
- Türkçe
- belirsiz
Example
- Proje ekibi üyeleri, **belirsiz** (muğlak / iki ucu açık / havada kalmış) talimatlar yüzünden kafaları karıştı.
- The ambiguous instructions caused confusion among the project team members.
- Burada 'belirsiz' kelimesi, talimatların net olmamasını vurgular.