gerekçelendirmek Gerekçelendirmek Verb

English
justify
Türkçe
gerekçelendirmek

Example

  • Yönetim, bu devasa maaş artışını **gerekçelendirmek** (savunmak / haklı kılmak) konusunda zorlandı.
  • How can they justify paying such huge salaries?
  • Burada 'haklı kılmak' biraz daha yumuşak bir tondur.