hassasiyet Hassasiyet Noun
- English
- sensitivity
- Türkçe
- hassasiyet
Example
- Mülakat sırasında, rakip firmaların politikalarına karşı büyük bir **Hassasiyet** (incelik / zarafet / sezgi) gösterdi.
- She showed great sensitivity to the needs of the refugees.
- İş yerinde farkındalık ve diplomatik dil kullanımı.