her yerde olan Her Yerde Olan Adjective
- English
- ubiquitous
- Türkçe
- her yerde olan
Example
- Plastik atıkların okyanuslarımızda **her yerde olan** bir sorun haline gelmesi. (Her yerde olan / Yaygın / Her dem bulunan)
- Plastic waste has become ubiquitous in our oceans.
- Burada 'yaygın'dan daha güçlü, fiziksel doygunluk vurgulanıyor.