i̇şaret / i̇mzalamak İşaret Noun

English
sign
Türkçe
i̇şaret / i̇mzalamak

Example

  • Geriye dönüp baktığımda, o anları **işaretleri** (belirtileri / nişanları) görmeliydim.
  • Looking back, I should have seen the signs.
  • Burada 'işaretler' kaderi veya yaklaşan bir olayı ima eder.