kusurlu Kusurlu Adjective
- English
- flawed
- Türkçe
- kusurlu
Example
- Elmasın, zar zor görülebilen **kusurlu** [eksik / hatalı / yamuk] bir bölümü vardı.
- The diamond had a small, barely visible flawed section.
- Burada 'kusurlu' kelimesi, fiziksel bir lekeyi ifade eder.