öz Öz Noun
- English
- substance
- Türkçe
- öz
Example
- Yerdeki yapışkan **öz** (maddesi / kıvamı / kalıntısı) temizlenmeliydi.
- The floor was covered in a sticky substance.
- Burada fiziksel madde anlamı baskın, 'madde' daha uygun olabilir ama 'öz' de mecazi olarak kullanılabilir.