paylaşmak Paylaşmak Verb

English
share
Türkçe
paylaşmak

Example

  • Boş masa yok. Rica etsem, biraz **paylaşır mısınız**? (bölüşmek / arz etmek / taksim etmek) — Yoksa boş masa kalmadı, biraz yer **bölüşür müsünüz**?
  • There isn't an empty table. Would you mind sharing?
  • Yemek masası gibi fiziksel alanlar için 'bölüşmek' daha sıcak gelebilir.