fosil Fosil Noun

English
fossil
Türkçe
fosil

Example

  • Ekip, mükemmel korunmuş bir **fosil**i (taşlaşmış örnek / eski kafa / demode kalıntı) çıkardı.
  • The team unearthed a perfectly preserved fossil.
  • Burada 'fosil' kelimesi, bilimsel bağlamda en net karşılığıdır.