utanç Utanç Noun
- English
- embarrassment
- Türkçe
- utanç
Example
- Sunum sırasında mikrofonu düşürdüğünde yüzü kızardı (Utanç / Mahcubiyet / Hayıflanma) — O anki sosyal hatası nedeniyle.
- She turned red with embarrassment.
- Yüz kızarması, bu duygunun en belirgin fiziksel göstergesidir.