duruş Duruş İsim
- English
- assertion
- Українська
- ствердження
Example
- CEO'nun üçüncü çeyrek kazançları hakkındaki **net duruşu** (**savı** / **tez** / **beyanı**), odadaki tüm eleştirmenleri susturdu.
- He was correct in his assertion that the minister had been lying.
- Burada 'duruş', sadece bir fikir değil, bir pozisyon alma eylemidir.