bakış / süzmek Bakış Noun

English
gaze
Українська
Вдивлятися / Погляд

Example

  • Adamın **bakışı** (sabit bakış / süzüşü / dik bakış) gülümsemesiyle buluştu.
  • He met her gaze with a smile.
  • Burada 'bakış', anlık değil, niyetli bir teması ifade eder.