karşı çıkmak karşı çıkmak Verb
- English
- counter
- Українська
- контраргумент / контратакувати
Example
- O, suçlamalarına gerçeklerle [karşı çıktı] (mukabele etmek / cevap vermek).
- She countered his accusations with facts.
- Burada 'karşı çıkmak' en doğal akışı sağlıyor.