paylaşmak Paylaşmak Verb
- English
- share
- Українська
- поширювати
Example
- Boş masa yok. Rica etsem, biraz **paylaşır mısınız**? (bölüşmek / arz etmek / taksim etmek) — Yoksa boş masa kalmadı, biraz yer **bölüşür müsünüz**?
- There isn't an empty table. Would you mind sharing?
- Yemek masası gibi fiziksel alanlar için 'bölüşmek' daha sıcak gelebilir.