düzenli Düzenli Adjective
- English
- steady
- Українська
- непохитний
Example
- Son beş yıldır **düzenli** (sabit / tutarlı / sakin) bir ekonomik büyüme görüyoruz.
- We've had five years of steady economic growth.
- Ekonomik bağlamda en yaygın ve nötr karşılığıdır.