tereddüt etmek Tereddüt Etmek Fiil

English
vacillate
Українська
вагатися

Example

  • Hükümet, sıkı karantina ile ekonomiyi açma arasında [Tereddüt Etmek] (İki arada bir derede kalmak / Kararsız kalmak) yaşadı.
  • The government vacillated between strict lockdowns and reopening the economy.
  • Burada 'sallanmak' fiili de kullanılabilir, ancak 'tereddüt etmek' daha resmi bir tını verir.