yargılamak Yargılamak Verb

English
prosecute
Українська
судити

Example

  • Polis, kanıt yetersizliğinden dolayı davayı **yargılamamaya** (dava açmamaya / suçlamamaya / soruşturmamaya) karar verdi.
  • The police decided not to prosecute.
  • Hukuki süreçte 'prosecute'in olumsuzu, davanın düşürülmesi anlamına gelir.