tasavvur etmek Tasavvur etmek Fiil

English
conceive
Tiếng Việt
mường tượng

Example

  • O, eski enerji santralini bir sanat merkezine dönüştürme fikrini **tasavvur etti** (akla getirdi / zihninde kurdu / canlandırdı) — bu, vizyonun başlangıcıydı.
  • He conceived the idea of transforming the old power station into an arts centre.
  • Burada 'tasavvur etmek', sadece düşünmekten öte, estetik bir planlama içerir.