ayırt etmek ayırt etmek Verb

English
differentiate
中文
区分

Example

  • İkizler o kadar benziyor ki, aralarındaki ince farkı **ayırt etmek** (seçmek / fark etmek / ayrımını yapmak) zor oluyor.
  • The twins are so similar that it's hard to differentiate between them.
  • Burada algısal bir zorluk vurgulanıyor.