cezbetmek Cezbetmek Fiil
- English
- tempt
- 中文
- 诱惑
Example
- Hava o kadar güzeldi ki, bizi dışarı çıkmaya **cezbetmekteydi** (baştan çıkarmaktaydı / gönlünü çalmaktaydı).
- The warm weather tempted us to go for a walk.
- Hava durumu gibi doğal bir gücün çekiciliği.