köklü Köklü Sıfat

English
long-standing
中文
长期存在的

Example

  • Onların **köklü** bir anlaşması var. (Yerleşik / Süregelen / Derin) — Bu, aralarındaki güveni gösterir.
  • They have a long-standing agreement.
  • Burada 'anlaşma' kelimesi, ilişkinin sağlamlığını vurgular.