pişmanlık Pişmanlık Noun

English
regret
中文
遗憾

Example

  • Gençliğine dönüp baktığında derin bir **pişmanlık** (üzüntü / hayal kırıklığı / keşke duygusu) hissediyordu.
  • He looked back on his youth with a sense of regret.
  • Burada 'duygu' vurgulanıyor.