temelde yatan / esas Temelde Yatan Adjective
- English
- underlying
- 中文
- 潜在的
Example
- Bu projenin **temelde yatan** varsayımı, pazarın büyüyeceği yönündeydi.
- The underlying assumption is that the amount of money available is limited.
- Burada 'varsayım' kelimesiyle mükemmel bir uyum yakalıyor.